ARKASI YARIN!



Aşı karşıtlığının babası diyebileceğimiz Beyin Cerrahı Dr Russel Blaylock'un, aşı hakkındaki çarpıcı ve tüyler ürpetici bir açıklamasıyla başladı, aşı hakkındaki bir çok şüphemiz...

Daha sonra İngiliz Gastroenteroloji (mide-barsak sistemi hastalıkları) uzmanı Dr Andrew Wakefield’ın 1998 yılında önde gelen Tıp dergilerinden biri olan Lancet Dergisi'nde aşının zararlı ve de tehlikeli olduğunu ileri sürmesi çok dikkat çekti.

Fransız doktor Prof. Henri Joyeux’un aşılamaya karşı olan bir imza kampanyası başlatması ve yaklaşık 700.000 destekçi imza alması, Belçika'da Dr Jean-Jacques Crèvecoeur'un insanları influenza A (H1N1) aşısını reddetmeye teşvik etmesi, Avusturalyalı Dr Johann Loibner’ın aşıyı eleştiren sağlık çalışanları için bir sempozyum olan “Pathovacc”ta konuşması ... derken aşı, daha çok insanda araştırma isteği doğurdu. Bunu söylemek çok da yanlış bir tespit olmasa gerek!

Yine bundan 5 yıl önce ise ülkemizde, ikiz bebekleri olan Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Ayyayla ve öğretmen eşi, aşının sağlığa zararlı olması gerekçesiyle bebeklerine aşı yaptırmayı reddetti. Olaya binaen Ordu Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü çocuklar için sağlık önlemi uygulanması istemiyle mahkemeye başvurdu. Açılan davada, kazananın savcı Hüseyin Ayyayla olması sonucu aşı bizi daha çok şaşırttı.

Aşının zararlı olduğunu söyleyen uzmanlar, doktorlar, insanların sayısı çok az değildir elbet ama aşı dostu olanların sayısı onlardan daha yüksek diyebiliriz.

Oysa aşının tartışması, çok daha uzun yıllar öncesine dayandığı için ve sık sık gündeme geldiği için gerek aşı yanlısı, gerekse aşı karşıtı kişiler bu konularda bilgi vermekten yılmış durumda. 

Ben de Corona'ya karşı aşı arayışlarının hızlı bir şekilde devam ettiği bu süreçte insanların arasında dönen ve bu hususta en sık sorulan soruları; her daim sorularıma içtenlikle, gayet açıklayıcı ve net cevaplar vererek yanıtlayan Hayati hocama sormak istedim. Her ne kadar karşılıklı röportaj yapmamış olsak da, ben sorularımı ve cevapları derleyerek bloğa taşımak istedim. Umarım bizlerin çok faydalı bulduğu bu çalışma, siz okuyucularımızın da beğenisini kazanır!

Aşağıya sizler için ön hazırlık olması nedeniyle sorularımı yazıyorum. Sizin de sorularınız olursa onları yorum olarak bu paylaşımın altına veya mesaj olarak tanıdıklar bana yazabilirsiniz.

Giriş bölümü ve sorularımı buraya bıraktıktan sonra sizleri başlığı bir kez daha okumaya davet ediyor ve röportajı bir sonraki paylaşımımda yayına vereceğimi beyan etmek istiyorum.

1)Kaç satır oldu aşı, aşı diyorum! Öncelikle nedir bu aşı, kimlere yapılır ve yapılmalı mıdır hocam?

2)Aşının içeriğinde bulunan civa ve alüminyumun sağlığa zararı hakkında ne düşünüyorsunuz?

3)Aşının yan etkilerinde ihtimal dahi olsa, ölümle sonuçlanabililen maddeler olduğu dile getiriliyor. Buna rağmen neden kesinlikle yaptırılmalı diye düşünüyorsunuz hocam?

4)İçindeki domuz jelatini, cenin gibi katkıların bizim fıtratımızı etkilediği, etkileyebileceği söyleniyor bununla ilgili söylemek istedikleriniz nedir?

5)Bir bebeğe çok sayıda aşı yapmak (çok ve çeşitli antijen vermek) bağışıklık sistemini nasıl etkiler?

6)Ülkemizde aşıyla önlenebilir hastalıklar kaybolmaya yüz tuttuğu halde neden hala yapılıyor veya yaptırıyoruz?

7)Anne sütü bu kadar değerliyken neden anne sütü ile değil de, aşı ile koruyoruz çocuklarımızı?

8)Bill Gates’in ‘’Çocuklarımın aşıya ihtiyacı yok!‘’ diye bir açıklaması var.  Bizim çocuklarımızın neden aşıya ihtiyacı var?


Hatice Cıbır

Yorumlar

Popüler Yayınlar