KENDİME KURDUĞUM MAHKEME
“Şimdi iyi niyetlerimi bir bir yargılayıp asıyorum.” Bazen insanın kendine kurduğu en ağır mahkeme, geçmişteki iyi niyetleridir. Bir zamanlar güzel bir yerden baktığım insanlara, bugün başka bir yerden bakıyorum. Söylenmeyenleri duymaya, gösterilmeyenleri görmeye başladığımda, geçmişte verdiğim bazı kararlar gözüme farklı görünüyor. “Bunu nasıl fark etmedim?” diyorum. “Nasıl bu kadar inandım?” Sonra dönüp, o günkü halimi yargılıyorum. Oysa insan, dün bildikleriyle dünün kararlarını verir. Bugünün aklıyla dünü yargılamak kolaydır. Zor olan, geçmişteki kendine biraz merhamet gösterebilmektir. İyi niyet çoğu zaman yanlış anlaşılıyor. İyi niyetli olmak, her söylenene inanmak değildir. Herkesi kendin gibi görmek, yapılan her yanlışı affetmek ya da sınırlarını kaldırmak hiç değildir. Saflık başka, iyi niyet başka. Saflık, bazen karşındakinin kötü niyetini görememektir. İyi niyet ise görebildiğin halde kötülüğü seçmemektir. Mesela bir arka...
.png)
.png)
.png)







