HİSSETMEMEYE ALIŞMAK
HİSSETMEMEYE ALIŞMAK Hayat bazen bir anda değil, yavaş yavaş ağırlaşır. Önce küçük şeyler olur. Üzerine çok düşünmezsin. “Geçer” dersin. Ama geçmez. Her biri birikir, içte bir yerde yer eder. İnsan fark etmeden yük taşımaya başlar. Sonra bir gün, belirli bir an bile olmadan, ip kopar. Senin anlattığın yer tam da burası. O kopuştan sonrası. Artık eskisi gibi tepki verememek… Üzülmek istesen bile tam üzülmemek. Sanki hislerin yavaş yavaş siliniyor gibi. Bu durum dışarıdan bakıldığında boşluk gibi görünür ama aslında çoğu zaman fazlasıyla dolu olmanın sonucudur. İnsan yorulduğunda, zihni kendini korumak için bazı şeyleri kapatır. Depresyon bazen bir çöküş değil, bir susuştur. Acının bile sıradanlaşmasıdır. İnsan bir noktadan sonra neye üzüldüğünü bile tam seçemez. Her şey biraz uzaktan, biraz bulanık gelir. Franz Kafka’nın hayatına baktığımızda bu duygunun izlerini açıkça görürüz. Kafka için baba figürü, sadece bir ebeveyn değil; aynı zamanda korku, otorite ve yetersizlik hissinin ka...
.png)
.png)
.png)
.png)
.png)

.png)

.png)
.png)
.png)