ANNELER GÜNÜ

 


Annelik çocuk sahibi olmak değildir.

Çocuk sahibi olan her kadının anne olamadığını değerlendirmek, bir erkek olarak haddim değildir, kuşkusuz ki onu en doğru değerlendirecek olan da yine bir kadın olmalıdır diye düşünürüm...

-Yumurta üretmeye başlayan her kadın annedir, ta ki menopoza kadar...

Bu da, WHO'nun anne tanımı!..

Lakin ben oraya anne sözcüğü önüne parantez içi bir yorumumu katarak (potansiyel) kelimesini eklemek istiyorum. Çünkü başlangıçta ifade ettiğim gibi yumurta üretmeyi bir yana koyalım çocuk sahibi olan her kadın dahi anne değildir diye söze başlamıştım!..

WHO'nun anne tanımına yumurta üretmekle başlaması, doğal olarak menopozla sonlandırmasını gerekli kılmıştır. Bu da annelik tanımını eksik bırakmaktadır. Çünkü anneliği sadece biyolojik boyutu ile tanımlamaya çalıştığı aşikârdır.

Dahası anneyi, henüz üretim yapabilen bir insan üretim fabrikasının aktif bandı kadın olarak tanımlamış olmuyor mu?

Duygusuz ve ruhsuz robotik bir kuluçka makinasına benzetmiş olmuyor mu?

En mühimi, aksanında meydana gelen üretim problemiyle birlikte çocuk sahibi olsa bile kadının anneliğini yok sayan bir anlayışı hakim kılmaya çalışmış olmuyor mu?

"Yumurta üretmeye başlayan her kadın annedir." Evet doğrudur!

Bu defa cümlenin son sözcüğü olan 'annedir'in önüne potansiyel kelimesini  koymadan kabul edebilecek muhteşem bir farkındalığı ortaya çıkaracağım! O enfes detayı dikkatinize sunacağım ki; hem kadınımız kendi cinsiyetinin değerini, önemini ve özgüvenini kazansın, hem de erkeğimiz kadına ve anneliğe dair kurduğu veya duyduğu cümlelerin altını doldurabilsin!..

Şöyle ki; kadın mayozla üretilen dört hücrenin üçünü feda ederek birini yumurta yapan fedakarlığın ilk adımıyla annedir. Sağlıklı bir kadın milyonlarca yumurta üretme potansiyeline sahipken ortalama 300-400 yumurta üretebilme fedakarlığı ve çok donanımlı hormonal zenginliğiyle, her ürettiği yumurta adedince yenilenen, tazelenen bir annedir.

Oysa erkek öyle değil! Mayozla ürettiği dört hücrenin dördünü de sperm yapar. Normal fertilizasyon için dahi 30-35 milyon sperm üretme gücünü ortaya koyabilmeli ya da hormonal kısıtlamasının eksikliğini ortadan kaldırabilmelidir!

Maharet sayısal üstünlük olmayıp, fedakarlıkta olduğu için anne kadına; baba erkeğe düşmüştür.

Kadın erkek, türümüzün her üyesinin ilk doğal kök hücresi olan zigot a yumurta bütün benliğini verir! Sperm sadece çekirdeğini! Onun için annelik kadına, babalık erkeğe düşer.

Türümüzün her yeni üyesini, merhametle ve rahmetle aynı kökten gelen rahîmde büyütüp geliştirir, onun bütün ihtiyaçlarını kendinden karşılar. Rahim kadına ait olduğu için annelik kadına, babalık erkeğe düşer!

Her hamilelik anneye, hiç olmazsa en az bir diş çürüklüğü mineral kaybettir ki, ötesini sen düşün! Onun için annelik kadına, babalık erkeğe düşmüştür.

Türümüzün her yeni üyesini kendi içinde geliştirmesine rağmen plasenta yoluyla doğrudan kendisi gibi yapmayan, onu özerk bir konumda yetiştirebilme donanımına sahip olduğu için annelik kadına, tam kendine benzetme iç güdüsü ağır bastığı için babalık erkeğe düşer!

Doğum sonrası yavru bakımı tüm memeli hayvanların hatta kuşların da ortak özelliğidir. İnsan türü olarak bizim yukarıda zikrettiğim detayları fark etmememiz önemli! O zaman hayatı daha güzel ve anlamlı kılabilir, o zaman annelerin gününü kutlamanın hazzını yaşayabilir ve yaşatabiliriz!

Şurası en önemli bir hakikat ki, erkek ya da kadın olmayı biz seçmediğimize göre kendi cinsiyetimizle barışık olmayı başarmak zorundayız. Bu sözüm toplumumuzda erkek için hiç sorun teşkil etmezken kadın için maalesef öyle değil henüz! O da sosyal dokumuzun ve kültürel etkilerimizin bize işlediği iğne oyası, kanaviçe, kilim deseni vs. dir. Farkında olmadan baskıladığımız duygular veya beslediğimiz yanlış değerler ışığında kadının kendi cinsiyetinin ona ekstra yük yüklediği kabulleri bilinç altımıza yerleştirilir. Onlardan sıyrılmak da kuşkusuz hem insanın, hem de toplumun annesi olan kadın sayesinde olacaktır.

Onun için Atamızın "Kadını eğitimli toplumlar, gelişmiş ve müreffeh toplumlar olmaya adaydır!" mealindeki sözü ne kadar anlam kazanıyor değil mi? 

Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte kadına hak ettiği değeri vermek adına kadın hakları konusunda atılan adımların ne denli önemli olduğunu anlayabiliyoruz değil mi?

Kadınlığı seçmemiş olan kadınlar, ancak ve ancak eğitim sayesinde benliğinde saklı olan potansiyel anneliğini kinetiğe dönüştürecek ve seçilmiş anne olacaklardır.

Bu duygu ve düşüncelerle tüm annelerimizin anneler gününü kutlar, başta annem olmak üzere ebediyete irtihal etmiş annelerimize de Allah'tan rahmet dilerim.

 

Hayati Yaman

Yorumlar

  1. Annelerimizin fedakarlığı kuşkusuz ki hiçbir dengi olamayacak kadar büyüktür. Anne olabilmek dişilere, baba olabilmek ise erkeklere ait bir potansiyeldir. İkisi de eşit bireyler ancak nesilleri inşa etmede annenin rolü bir babadan daha fazladır. Çünkü toplumumuzun ebeveynlere biçtiği rolle ve annelik içgüdüsüyle birlikte, anneler çocuklar ile daha fazla vakit geçiriyor ve dolayısıyla onlara daha yakın oluyor. Bu noktada sizin de bahsettiğiniz gibi Atatürk'ün sözü daha bi' mana kazanıyor. Teşekkür ederiz hocam bize bu farkındalığı kazandırdığınız için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kadın insan, erkek insan oğlu diyen Ulu Ozanımız Neşet Ertaş, tam da sizin anlatmak istediğiniz manayı dile getirmiş.

      Selamlar, sevgiler, esenlikler...

      Sil
    2. Hayatı anlamlandırma yolculuğumuzda ne güzel bir yol arkadaşımsın sen Enes evladım. Sen beynine takılmış bir chip gibi söylemek istediklerimi dahi çekip çıkarıyorsun. Minnettarım.

      Sil
    3. Aynen öyle İbrahim Bey. Teşekkür ederim bu güzel eklentiniz için...

      Sil
  2. Annen yoksa, kimsen yoktur! Diyordu rahmetli Doğan CÜCELOĞLU.
    Ne kadar anlamlı bir söz.
    Bu anlama, ilmi ve teolojik bir bakış açısıyla, ayrı bir anlam daha yükleyen Sayın Hayati Bey'e teşekkür ederim.
    Eline, yüreğine ve kalemine sağlık.
    İrfanı daim olsun.

    Bu vesileyle, Cennetin ayakları altına serildigi bütün annelerin,
    Anneler Günü kutlu olsun!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok önemli iki değerimiz olan Neşat Ertaş üstadımızı ve Doğan Cüceloğlu hocamızı rahmetle anarak ne kadar anlamlı bir katkı sundunuz değerli İbrahim abim. Saygılar sunuyorum.

      Sil

Yorum Gönder

Lütfen yorumlarınızı bizimle paylaşınız. Yorumlarınız bizler için çok değerli. Onaylama işlemi zaman alabilir. Hakaret içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Popüler Yayınlar