BOMBARDIMAN

 


Altaykan Eryiğit: Kur'an'da "Sarhoşken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın." şeklinde bir ayet mevcut. Bundan, içki içip de sarhoş olmamak kaydıyla namaza yaklaşılabilir anlamı çıkarabilir miyiz hocam?

Altaykan Eryiğit: DİNİ; DİNİ-DAR (DİN-BAZ) OLARAK DEĞİL, DOĞRU YAŞAMAK!..

 

(Prof. Dr. Hüseyin ATAY: 1930’da Rize’de doğdu. 1948'de Bağdat'a gidip liseyi orada bitirdi. 1954'te Bağdat İlahiyat Fakültesi’ni birincilikle bitirdi. 1980-82 yıllarında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde dekanlık yaptı.)

 

KURAN’A GÖRE ARAŞTIRMALAR (Atay Yayınları)

*Kuran’ın manasını “anlamak”, en büyük ibadettir.

*Kuran okumak için hiçbir şart yoktur. Kuran abdestli abdestsiz, cünüp, hayızlı, her hal ve durumda okunabilir. Kuran, akıllara seslenir.

*Abdest yalnız namaz içindir.

*Oruçta kefaret yoktur.

*Kuran’da suçlara (günahlara) verilen cezalar dinî değil, idari ve siyasidir.

*İçki içtiği halde sarhoş olmayanlar namaz kılabilir.

*İçki içene idari otorite ceza veremez. Çünkü topluma karşı suç değildir. Bu demek değildir ki cezası yoktur! Sarhoşluğa bağlı olarak şuça karışmışsa, ona bağlı olarak toplumsal ceza verilebilir.  İçki içmenin cezası şahsidir ve cezasını Allah verir.

*Sünnilik ve Şiilik, solculuk ve sağcılık gibi birer siyasi faaliyettir.

*İlim, imandan önce gelir. Önce ilim, sonra iman. İlim objektif, iman sübjektiftir. İman ilim ve aklın önüne alındığı için, İslam’a birçok hurafe, yanlış inanç ve hüküm girmiştir. İmanın, ilmin önüne alınmasıyla, ilim sönmeye yüz tutmuştur.

*Zaman, inancı ve fikri kutsallaştırır.

*Tarikatlar, İslam’ı ahiret dini yapıp, kendileri dünyanın zevkini çıkarıyorlar.

*Tarikatlar, sanki ahiret terminalleri gibi faaliyet gösteriyorlar.

*Kuran ölene, öteki dünyaya kapalıdır. Amaç, bu dünyadır. Ahiret, bu dünya içindir. Dünyada ahireti öğütleyenler, Kuran’a ihanet ediyorlar. Asıl olan dünyadır; ahiret onun yansımasıdır.

*Din = ilim + düşünce + ahlâk + iman.

*İlim, düşünce (felsefe) ve ahlâk, imandan önce gelir.

*İnsan din için değil, din insan içindir.

*Anlamanın ilk şartı, önyargılı olmamaktır. (Çeşmeye boş kapla gidilir.)

*Kuran’ın düşünülmeden, anlamadan okunulması mekruhtur. Mekruh olan şeyin sevabı / mükafatı olmaz. Çok sevap almak, Kuran’ı çok okumakla değil, manasını anlamak ve düşünmekle olur.

*Filozofu olmayan millet medeniyet kuramayacağı gibi. Filozofu olmayan din de, medeniyet dini olamaz.

*Din hürriyetinin anlamı, yalnız dinin hükümlerinin yapılmasını değil, yapılmamasını da kapsar.

*Namaz, dinin 80 emrinden biridir.

*Kuran kursları sakıncalıdır.

*Fıkıhta demokrasi yoktur.

*İslam’da halife yoktur ve halifenin dini bir otoritesi yoktur. Kuran’da Allah, tüm insanları kendine halife yapmıştır.

*Hac, bir defadır.

Altaykan Eryiğit: Hocam yukarıda sizinle paylaştığım şekliyle, şöyle bir yazı elime geçti. Girişte dediğim ayetin yorumu da 6. maddede bildirilmiş. Sizin yorumlarınızı merak ediyorum. Paylaşabilir misiniz hocam?

Hayati Yaman: Hüseyin Atay hocayı takip ediyorum. Çok istifade ediyorum. Bahsettiğin, KURAN’A GÖRE ARAŞTIRMALAR eseri 7 cilttir, okudum ve kütüphanemde mevcuttur. Ülkemizin yetiştirdiği sıra dışı bir ilahiyat hocası, Felsefi derinlikleri de olan gerçek bir bilim insanıdır.

Çevirisinde tamamen Türkçe kelimeleri kullanarak yazmış olduğu bir Meal de var. Onu da okuyorum. Ayrıca Yaşar Nuri Öztürk hocanın da sıklıkla atıfta bulunduğu hocadır. Ankara İlahiyatın çekirdek hocalarındandır. Onun sayesinde, gerçek anlamda Kur'an İslamı yeniden gündeme alınmış, Maturidî inanışın çağdaş temsilciliğini üstlenmiş ilahiyatçılar yetişmiştir. Fikirleriyle geleneğin karanlığına, cahiliyeye karşı ışık tutmuştur.

Dolayısıyla Ankara İlahiyat, geleneksel yaklaşımla eğitim görmüş ilahiyat çevrelerince, bazı diyanet yetkililerince ve zaten doğal olarak merdiven altı faaliyet gösteren tarikat ve cemaat yapılaşmalarınca “zındıklar yuvası, dini tahrif eden kesimlerin merkezi” şeklinde tanımlanır.

Fakat kamuda resmi vasıflı olan akademisyenler, ilahiyat hocaları ve diyanet yetkilileri işine gelince, içinden çıkamadıkları sorularla karşılaşınca onların görüşlerinden yararlanırlar. Ama samimiyetle onların görüşü diye onların isimlerinden asla bahsetmezler. Sanki kendi savundukları dinin bakış açısı öyleymiş(!) şeklinde bir sunum yaparlar.

Gelelim Hüseyin Atay hocanın, kişi içkili olmasına rağmen, sarhoş değil ve ne dediğini bilir vaziyette ise namaz kılabilir fetvasına: Ben fetva veremem önce onu belirteyim. Ayrıca fetva almak için hiç bir şahsa, hoca(!)ya soru sormam! Hesabını benim ödeyeceğim mevzunun faturasını şahsa değil Allah’a kestirmem gerektiğini düşünürüm. Öyle bir duruma haiz şartları taşısam, yine kimseye danışmam ve kendi kararımı uygularım. Kimse beni namazımdan uzak tutamaz! Sarhoşluk veren şeylerin azından kaçınmam gerektiğini bilirim! Ayrıca vücudun alkole de ihtiyacı var, biliyorsun. Biyoloji’de öğretiyoruz. Gliserol bir alkol çeşiti olup, besinler yoluyla vücuda alınır. Nasıl ki, asite ihtiyacı olan vücudumuza dışardan asit alma gereksinimi duymadan yaşıyor ve o ihtiyacı besinlerden karşılıyorsak, alkol için de söyleyeceğim odur. 

Ama hocam asitli içecekler ve alkollü içkiler de içiyor insanlar dersen, o da insanların kendi tercihidir derim. Öyle bir hayat yaşasaydım yine de Allah ile bağımı koparamaz, Ona karşı teşekkürümü ihmal etmezdim. Benim diyeceğim budur. Başkasına ne yapması gerektiğini veya nasıl davranması gerektiğini öğütlemek yerine, kendime öğüt verir o şekilde örneklikle duruş sergilerdim...

Gönderdiğin içerikte sadece altıncı madde değil, diğer yirmi dört maddenin de dingin ve arı duru bir akılla okunması, üzerinde düşünülmesi gerekir. Geleneğin dini nasıl kuşattığını anlamak adına o düşünce eylemi o kadar kıymetli ki anlatamam! Velhasıl Allah sağlık sıhhat versin Hüseyin hocaya, ezber bozmak her babayiğidin harcı değil! O ezberler dini tahrif eden ezberlerse hele, o kadar kıymetli bir salih ameldir ki yapılanlar, onu tanımlamak da çok güçtür!

Altaykan Eryiğit: Çok teşekkür ederim hocam. Ben sizi çok rahatsız ediyorum bağışlayın ne olur hocam! Görüşmek üzere, Allah’a emanet olun…

 

İ. Altaykan ERYİĞİT

 

Yorumlar

Popüler Yayınlar