DOĞAL AYET



Sevgili blog! Biliyorum epey zamandır seni sessizliğe ve hüzne gargettim. Uzun bir aradan sonra mahcup bir yüz, titrek ellerim, üzgün kalbim ve dipdiri beynimle karşına çıktım yeniden...
 
Mahcubiyetim, seni sevenlerinden uzak bırakmamdandır. Ki sevgili evladım Enes, Ekim ayını boş geçmeyelim yine yeniden dönelim, diyerek harika bir sunumla bizi dürtmüş ve kendimize getirmişti! Ama bu pandemi belirsizliği ve düzensiz eğitim öğretim hayatı bir türlü odaklanmama imkan vermemişti.
 
Bağışlamanı diliyorum sevgili bloğum/uz...

Ellerimin titremesi, yeniden "kaliteni tutturabilir miyim?" heyecanıma #İzmir depremi acılarının karışmış olmasındandır. 
  
Kalbimin üzüntüsü ise yeryüzünün ve yerkürenin doğal ayeti olan yerkabuğu hareketleri ve mağmada biriken enerjinin rahmet içerikli bir ayet olarak aralıklarla boşalmasının, yine doğal afet diye sunularak zulmete dönüştürülmesi, faturanın Allah'a kesilerek sunulmasındandır.

Oysa o enerjinin komple boşalarak bütün dünyayı toz duman etmesini o kadar hak ediyoruz ki! Söylem ve eylemlerimizle Allah'ın gazabını o kadar celbediyoruz ki, anlatamam! 

Kardeşim depremler olmasa, yerküre olmaz ve dünyamız yaşama elverişli bir gezegen olmazdı! Depremler olmasa kıtalar oluşmaz, sıkışan gazlar ve enerjiler mavi gezegenimizi pimi çekilmiş ve her an patlamaya hazır bir bomba kılardı!

Oysa depremler, işaret fişeği ve doğal tabiat ayeti! Nerelerde olacağı ve muhtemel öncelikli yerleri belli olan ne zaman olacağı ise şimdilik bilinmeyen bir doğa olayı! Bir doğal ayet! 
  
İyi ki var ve iyi ki depremler oluyor! Ya olmasaydı nice olurdu halimiz? 

Burada esas önemli olan ne? Biz insan türünün ona göre tedbirli bir yaşam sürmesidir. Doğayla savaşa girmemeyi görev edinmesidir. Girdiği zaman kazandım dese bile kaybedeceğini bilmesidir!..
 
Dünya Sağlık Örgütü deprem sonrasında ölen insanların sadece %2'sinin deprem nedeniyle öldüğünü açıklıyor. Geri kalan %98'inin ise çarpık yapılaşma, plansız ve aşırı kentleşme, fay hatlarının hiçe sayılması, statik denge hesaplarının deprem gerçeklerinden uzak planlanması, malzemeden çalma, hırsızlık, talan ve imar aflarına dayalı olduğunu belgeleriyle ortaya koyuyor. 
 
O hâlde ne hakla, doğal ayet olan doğa olayına doğal afet diyoruz? 
 
Bu, görevi kötüye kullanmanın üzerini el birliği ile örtmek değil de nedir? 
 

Hemen her gün beşik gibi sallanan Japonya'da 8 ve üzeri depremlerde dahi insanların burnu kanamıyor! Hayatını kaybedenler ise o esnada Japonya'da bulunan ve panikle aşağı atlayan yabancı uyruklular olurken, biz utanmadan Allah'ı suçluyoruz! Nasıl kalbim hüzünle dolmasın ey sevgili blog!

Hele bir de her deprem sonrası ortaya çıkarak "Zina, içki, kumar, fuhuş vs gibi abuk sabuk nedenlerin depreme sebep olduğu!" yönünde beyanatlar vererek duygu sömürüsü yapıp müşteri kapmaya çalışan kaba softa, ham yobaz taife yok mu? Ulan Allah'tan korkun be! Eğer öyle bir şey olsa, o deprem ilk önce sizi vururdu be! Ne çabuk unuttunuz 13 yaşındaki kızı taciz eden kıllı şeytanı? 

Hele ki sosyal medya var da, eskisi gibi etkili olamıyor ve anında deşifre ediliyor bu sahtekarlar çok şükür! Yetkililer de anında harekete geçip adlî mercilere teslim ediyorlar!

Dünyanın 2/3 ünü sular kaplıyor ve okyanuslarda her an depremler oluyor! Ne yani sizin mantıktan yaklaşırsak, balıklar zinakar mı? Ya da balina ve yunuslar mı alkolik? Yoksa kalamarlar mı kumarbaz, he? Onun için mi okyanus depremleri oluyor? 

Yok yok, bu zümre akıllanmaz ve bir türlü beyinleri apış arasından yukarı çıkmaz bunların! 

Çok şükür Yüce Rabbime ki, bunların ipliğini pazara çıkaracak zihin diriliği veriyor ve dipdiri bir beynimle aklımın üzerini örtecek tortulardan uzak kalabiliyorum. Tavsiye ederim siz de öyle olun. Olun ki, doğayla savaşı değil, cehaletle savaşı kazanalım.

Benzer şekilde sel de, kuraklık da, kasıtlı ve bilinçli çıkarılıp büyüyen yangınlar da doğal afet değil doğal ayettir. Lütfen artık Allah'a suç atmaktan vaz geçin ey müminler!.. 

 
Hayati Yaman

Yorumlar

Popüler Yayınlar